NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İMO ULUSLARARASI KATILIMLI 7. ÇELİK YAPILAR SEMPOZYUMU BAŞLADI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

ANA SAYFA   İLETİŞİM   WEBMAIL ERİŞİMİ   SİTE HARİTASI   ARAMA   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

21 KASIM 2017, SALI   

16

İMO ULUSLARARASI KATILIMLI 7. ÇELİK YAPILAR SEMPOZYUMU BAŞLADI

    Yayına Giriş Tarihi: 26.10.2017 00:00   Güncellenme Zamanı: 29.10.2017 14:20:40  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 26.10.2017 16:41:24

İnşaat Mühendisleri Odası adına, Gaziantep ve Erzurum Şubelerimiz tarafından düzenlenen Uluslararası Katımlı 7. Çelik Yapılar Sempozyumu Gaziantep’te 26 Ekim 2017 tarihinde başladı. Şehitkamil Kültür ve Kongre merkezinde yapılan sempozyumun açılışında İMO Başkanı Cemal Gökçe, Kıbrıs İMO Başkanı Seran Aysal, İMO Gaziantap Şube Başkanı Gökhan Çeliktürk, İMO Erzurum Şube Başkanı İlhan Tohumcu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin konuşma yaptı.

İMO ULUSLARARASI KATILIMLI 7. ÇELİK YAPILAR SEMPOZYUMU BAŞLADI
İnşaat Mühendisleri Odası adına, Gaziantep ve Erzurum Şubelerimiz tarafından düzenlenen Uluslararası Katımlı 7. Çelik Yapılar Sempozyumu Gaziantep`te 26 Ekim 2017 tarihinde başladı. Şehitkamil Kültür ve Kongre merkezinde yapılan sempozyumun açılışında İMO Başkanı Cemal Gökçe, Kıbrıs İMO Başkanı Seran Aysal, İMO Gaziantap Şube Başkanı Gökhan Çeliktürk, İMO Erzurum Şube Başkanı İlhan Tohumcu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin konuşma yaptı.

İki gün sürecek sempozyuma; İMO Yönetim Kurulu 2. Başkanı Şükrü Erdem, Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Hüseyin Kaya, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Cem Oğuz, Yönetim Kurulu Üyeleri Cihat Mazmanoğlu, Necati Atıcı, İMO Genel Sekreter Yardımcısı Bahaettin SARI, Kıbrıs İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve çok sayıda üyesi, İMO Önceki Başkanı Nevzat Ersan, İMO Adana Şube Başkanı Halil Çağdaş Kaya, İMO Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş, Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, Yönetim Kurulu Üyesi  Murat Yılmaz, İMO Erzurum Şube Sekreter Üyesi Serhat Kılıç, Şube Sayman Üyesi Arif Emre Sağsöz, Şube Yönetim Kurulu üyesi Melih Ermancık, İMO Eskişehir Şube Başkanı Bülent Erkul, Yönetim Kurulu Üyesi Selim Şengel, İMO Gaziantep Şube Sekreter Üyesi Burkay Güçyetmez, Şube Sayman Üyesi Selçuk Soysüren, Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Ekrem Can, Tamer Duraklıoğlugil, Bergüzar Eda Ertaş, Murat Kaya, Hatay Şube Başkanı Selim Harbiyeli, Şube Sayman Üyesi Metin Şerbetçioğlu, Şube yönetim Kurulu Üyesi Durmuş Görür,  İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna, İMO İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Nurgül Atabay ve Sedef Ark, İMO Mersin Şube Başkanı Halil Deveden, Şube Sekreteri Necat Demirci, İMO Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar , Şube Sekreteri Semih Uçar, Tekirdağ İMO Şube Başkanı Osman Taşseten ile çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen ve üyemiz katıldı.

İMO BAŞKANI CEMAL GÖKÇE`NİN SEMPOZYUMDA YAPTIĞI KONUŞMA 

Sayın Konuklar, Sevgili Meslektaşlarım,
İnşaat Mühendisleri Odası olarak Erzurum ve Gaziantep Şubelerimizin Odamız adına düzenlemiş oldukları "7. Çelik Yapılar Sempozyumu"na hoş geldiniz. Tümünüzü sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Gaziantep İlimiz Mezopotamya ve Akdeniz arasında bulunuyor. Antik uygarlıkların kesişme yeri olduğu gibi, kültürel ve tarihi zenginliklerin beşiğidir. Tarihi İpek Yolu nedeniyle her zaman canlılığını korumuştur. Gaziantep`in Tarihi oldukça eskidir. Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selefkoslar, Roma ve Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini yaşayan bir kenttir. Bu dönemlerin izleri var Gaziantep`te. 
Gaziantep, Kahramanmaraş`tan Halep`e, Birecik`ten Akdeniz kıyılarına, Diyarbakır`dan İskenderun`a giden ana yollar üzerinde bulunuyor. Bu nedenle her dönemin kültür ve ticaret kenti olmuştur.1516 yılından sonra Osmanlı Toprağı olan Gaziantep ilimiz, 1.Dünya Savaşı sonunda önce İngiliz`ler, sonra da Fransız`lar tarafından işgal edilmiştir. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın önemli bir savunma hattıdır. Kendisini ve Güneydoğu Anadolu`yu emperyalist işgalden kurtaran bir halk hareketinin doğduğu yerdir. 

Bu nedenle, İnşaat Mühendisleri Odası 45.Dönem Yönetim Kurulu olarak; "7.Çelik Yapılar Sempozyumu"nu Gaziantep`te, tarihi bir kentte yapmış olmaktan dolayı çok mutluyuz.
 
Sayın Konuklar, Sevgili Meslektaşlarım;

Bilim, teknoloji ve inşaat mühendisliği alanında ortaya çıkan gelişmelere ayak uydurabilmek meslek insanlarımızın olmazsa olmaz ilkeleri arasın da yer almaktadır. Bu kapsamda üniversite sonrası mesleki gelişmeleri ve yeni teknolojileri meslek insanlarıyla buluşturmak da Odamızın görevleri arasında yer almaktadır. Gerek okul sonrası meslek içi eğitim seminerleri ve kursların düzenlenmesi, gerekse alanımızla ilgili kitap, doküman ve benzeri yayınları meslek insanlarının bilgisine sunmak gerekiyor. Bilgi ve görgü eksikliğini tamamlayıcı ve geliştirici bir görevi yerine getirmek her zaman önemsediğimiz bir konudur.
 
Ülkemiz de uzun bir süre üvey evlat ilgisi gören Çelik Yapı üretimi, Betonarme Yapı üretimi ile birlikte önemli bir yapı sistemidir. Çelik Yapı üretimi her geçen gün kendisine biraz daha fazla yer edinmesine rağmen, ne yazık ki toplam yapı üretimi içerisindeki payı oldukça düşüktür. Çelik malzemesinin yapı üretimi içerisindeki payı artırılmalıdır. 

Bu nedenle çelik malzemesinin bileşenleri, özellikleri, tasarımı ve çelik yapı teknolojileri, çelik yapıların sürdürülebilirliği ve ekonomisi her zaman Odamızın gündeminde yer almaktadır. Taşıyıcı sistem tasarımı bakımından çelik malzemesinin standartlara uygun olması gerekiyor. Yeni üretilecek çelik yapıların deprem güvenliklerinin sağlanması önemli bir konudur. Çelik yapılara ilişkin şubelerimizin düzenlemiş oldukları çeşitli etkinliklerle birlikte, bugün burada yapılan  "7. Çelik Yapılar Sempozyumu"nun, yapı üretim alanında yararlı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.
 

Sayın Konuklar, Sevgili Meslektaşlarım;
İnsanların güvenli ve sağlıklı yapılarla, sağlıklı bir çevre de yaşama hakkı en temel insan hakkıdır. Ülkemiz de yaşamış olduğumuz orta ölçekli doğa olayları çoğu zaman afete dönüşüyor. Can ve mal kayıpları ortaya çıkıyor. Orta ölçekli yağmur ve kar yağışı, orta ölçekli bir deprem, afet olarak karşımıza çıkıyor.

Ormanların ve su havzalarının aşırı tüketilerek yapılaşmaya açılması ülkemizi ve kentlerimizi yeni afetlerle karşı karşıya bırakıyor. Ekolojik bozulma artıyor, su kaynakları aşırı tüketildiği için kirleniyor. İnsanlarla birlikte tüm canlı yaşamı, yeni tehlikelerle yeni afetlerle karşı karşıya kalıyor.
 

17 Ağustos 1999 Gölcük merkezli deprem önemli ölçüde can ve mal kayıpları ortaya çıkarmıştır. Ülkemizin her köşesi ve her aile bu depremden etkilenmiştir. Bu depremin; "Güvenli Yapı Üretimi ve Sağlıklı Bir Çevre Yaratılması" bakımından, bir "MİLAT" olması gerektiği büyük ölçüde kabul görmüştür. 2004 yılında "1.Deprem Şurası",2009 yılında "Kentleşme Şurası" yapılmış olmasına rağmen tüm bilgiler raflarda kalmıştır.
 

Üç gün önce andığımız, depremin 6. Yıl dönümü olan ve 2011 yılında yaşadığımız "VAN" depremi yıkımına kadar, deprem ve diğer doğa olayları unutulmuştur. Kontrol edilmeyen ve denetimsiz bir yapılaşma anlayışı inşaat sektörüne hakim olmuştur. Ülkemizin ve kentlerimizin toprakları "inşaat sektörünün bir arazisi" olarak görülmüştür. Van depremiyle ortaya çıkan can ve mal kayıpları, Van depreminden 12 yıl önce sıkça ifade ettiğimiz ve sürekli olarak tekrarladığımız "Ülkemizin Deprem Gerçeği ve Kentleşme" konusu bu depremle birlikte bir kez daha gündeme gelmiştir. TBMM "Deprem İnceleme ve Araştırma Komisyonunun" talebi üzerine hazırladığımız raporu komisyona verdiğimiz gibi "Deprem Gerçeği ve Sağlıklı Kentleşme" ile ilgili TBMM Komisyonuna bir de sunum yapılmıştır.
 

TBMM Araştırma Komisyonuna yaptığım sunum ve komisyona verdiğimiz raporun içeriğin de yazılı olan konular, bugün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından dile getiriliyor. "Kentlerimizi mahvettik hepimiz suçluyuz" diyor.
 

Oysa bugün bile planlama, denetleme ve uygulama alanında bütünlüklü bir bakış açısına sahip değiliz. Kentlerimizdeki uygulamalar sadece mülkiyet esasına dayalı bir anlayışla yapılmamalıdır. Kentle ilgili bütün analizlerin yapılarak, kentsel tasarım ekseninde mekan güvenliği ve kalitesinin sağlanması gerekir. Ayrıca yaşanılabilir bir çevrenin düzenlenmesi büyük bir önem taşıyor.
 

Sayın Konuklar, Sevgili Meslektaşlarım;
Plan yapmak, stratejik planlar oluşturmak, geleceğin kentlerinin nasıl olmasıyla ilgili bir öngörü oluşturmayı gerekli kılmaktadır. Bu durum bilgili olmayı, kentleşme bilimine uygun kararların ortaya konulup bu kararların uygulanmasını gerektirir. Günübirlik kararlarla, parmak hesabına dayanılarak oluşturulan parsel bazında imar değişiklikleriyle yapılamaz. Yapılırsa eğer bugün Sayın Cumhurbaşkanı`nın ifade ettiği kentler ortaya çıkar. 

8500 yıllık tarihi bir kent olan İstanbul`a yazık olmuştur. Önemli bir deprem bekleyen İstanbul depremle birlikte beş afetle karşı karşıya bırakılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk planlı kenti olan Ankara`ya yazık olmuştur. Kentsel dönüşümden kat üstüne kat yığmayı anlayan ve bunu yapan yöneticilerin bulunduğu Bursa`ya yazık olmuştur. Umuyorum ki Gaziantep gibi tarihi kentimiz de bu hatalar yapılmaz. Rant düzeninin oluşturup yönlendirdiği İstanbul, Ankara, Bursa ve benzeri kentler gibi yaşanmaz bir kent yerine; güvenli yapı, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrenin oluşturulduğu bir Gaziantep`in yaratılması bizi mutlu eder.
 

Sayın Konuklar, Sevgili Meslektaşlarım;
Dijital dönüşüm, inşaat sektöründe var olan dinamikleri değiştiriyor. İnsan ve çevre odaklı yapılaşmanın önemi her geçen gün önem kazanıyor. Değişen ihtiyaçlar inşaat malzemelerinde de dönüşümü zorunlu kılıyor. 

Bugün 4.0 sanayi devrimini yaşıyoruz. Sanayi devriminin birincisi su ve buhar gücüne dayalı mekanik üretim sistemlerinin ortaya çıkmasıyla başlamıştır. İkinci sanayi devrimi elektrikli üretime geçmekle ortaya çıkmıştır. 3. sanayi devrimi ise bilgi teknolojileri ile şekillenmiştir. Bugün, nesnelerin ve hizmetlerin internetine dayalı olarak gelişen, çapraz olduğu kadar iç örgütsel hizmetler sunan Endüstri 4.0 devrimi ise; verimli, daha az maliyetli ve esnek bir üretim modelini yaşamımızın içine sokmuştur.
 

İletişim tarihin hiçbir döneminde yaşanmadığı kadar yoğun yaşanıyor. Bu gelişmeler bizleri ve inşaat sektörünü de önemli ölçüde etkiliyor. Daha da etkileyecek. Açıklıkla ifade etmem gerekir ki yenilikçi bilgi teknolojileri iş yapma biçimlerini de değiştirecek.
 

Dünyamızda yaşanan bu gelişmelere rağmen, anne ve babalar, büyük bir üzüntüye sokulmuştur. Çocuklarımızı şaşkın ördeğe dönüştüren TEOG ve Üniversite giriş sınavları ani bir kararla kaldırılmıştır. Bugün yerine getirilecek sistemi tartışıyoruz. Fakat işin içinden çıkamıyoruz.
 

Yaklaşık 70 ülke arasında yapılan PISA değerlendirmesine göre ülkemiz; matematik ve okuduğunu anlamada 50 sırada yer alıyor. Okuduğunu anlama konusunda güney Kore`nin ortalaması 29,3 iken, bizim ortalamamız ise 2,5 olarak ortaya çıkıyor.
 

Son olarak altını çizmem gereken bir konu var. Denir ki," matematik bilmeyen ülke ve toplumlar da adalet olmaz". Ayrıca Matematikle, bilimle, bilgiyle, mühendislik teknolojileriyle yakından ilgilenen bir mesleğin insanları olarak; evrim gerçeğini, yaratılış inancıyla eşit gördüğümüz sürece, bilim ve bilgi çağına geçme şansımız giderek azalır. PISA değerlendirmelerinde sınıfta kalırız. Hayatımızın her alanında bilimi, bilgiyi ve aklımızı doğru kullanmamız gerekir.
 

"7. Çelik Yapılar Sempozyumu"nu Odamız adına düzenleyen Gaziantep ve Erzurum Şubemizin değerli başkan ve yöneticilerini kutluyorum. Düzenleme, bilim ve danışma kurulumuza teşekkür ediyorum. Bilgi ve çalışmalarını bizlerle paylaşarak Sempozyuma bildirileriyle katılan akademisyen ve profesyonel hizmet üreten meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Ortalıkta görünmeden çalışmalara katkı sağlayan işin mutfağını oluşturan çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca Sempozyumumuza maddi ve manevi olarak destek veren tüm kişi, kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum.
 

Sempozyumun başarılı geçmesini diliyor, saygı ve sevgilerimle tümünüzü selamlıyorum.
 




Okunma Sayısı: 216

Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır

   

TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
NECATİBEY CADDESİ NO:57 KIZILAY-ANKARA
TEL : +90 312 294 30 00   FAKS : +90 312 294 30 88