Genel Kurullar Sürecine Yönelik Olarak TMMOB Örgütlülüğüne
Eklenme Tarihi: 09/01/2026
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 9 Ocak 2026 tarihinde genel kurullar sürecine yönelik olarak TMMOB örgütlülüğüne yönelik bir mesaj yayımladı.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Arkadaşlar,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı odalarımızın genel kurul süreçleri başladı. 729.400 mühendis, mimar ve şehir plancısının üyesi oldukları odaların geride kalan çalışma dönemlerini değerlendirdiği, önümüzdeki dönemde yürütülecek faaliyetleri tartıştığı ve oda kurullarını belirlediği dönemin içindeyiz.
TMMOB’ye bağlı 24 odamızın illerde bulunan şube ve temsilciliklerinde başlayan bu süreç, Oda genel kurullarımızın ardından Haziran ayı başında gerçekleştireceğimiz TMMOB 49. Genel Kurulu ile tamamlanacak.
İçinden geçtiğimiz genel kurul süreçleri TMMOB örgütlülüğünün demokratik geleneğinin olduğu kadar, örgütsel ve fikri yenilenmesinin de güvencesidir. Birliğimizin mesleki-politik yönelimlerinin belirleneceği genel kurullarımızın TMMOB’nin tarihsel birikimine ve demokratik değerlerine yakışır biçimde tamamlanacağına inanıyorum.
Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Arkadaşlar,
İçinden geçtiğimiz çalışma dönemi, ülkemiz ve meslek alanlarımız açısından son derece ağır koşullar altında geçti.
Başta gıda ürünleri, akaryakıt, doğalgaz, elektrik gibi temel tüketim maddeleri olmak üzere iğneden ipliğe tüm ürünlerde yaşanan fahiş fiyat artışları gündelik hayatlarımızı tehdit eder boyutlara ulaştı.
TÜİK’in iktidar güdümünde açıkladığı enflasyon rakamları nedeniyle mal ve hizmetlerde yaşanan zamların çok gerisinde yapılan ücret artışları nedeniyle ülkede emeğiyle geçinen toplum kesimleri topyekûn bir yoksullaşma yaşadı. Başta ithal mallar olmak üzere pek çok ihtiyaç maddesi, adeta birer lüks haline dönüştü. Hepimiz eskisinden çok daha zor koşullarda yaşıyoruz. Artık sadece kendi hayatımızdan değil, gelecek kuşaklarımızın hayatlarından da feragat ederek yaşıyoruz.
Tüm bu süreç elbette biz, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da çalışma ve yaşam koşullarını her geçen gün daha da güvencesiz hâle getirdi. İşsizlik, düşük ücretler, meslek dışı istihdam ve güvencesiz çalışma artık istisna değil, kural hâline geldi.
Yıllardır uygulanan rant odaklı, piyasacı ve emek düşmanı politikalar; kamusal üretimi tasfiye etmiş, sanayisizleşmeyi derinleştirmiş, planlamayı devre dışı bırakmış ve meslek alanlarımızı sermayenin kısa vadeli çıkarlarına teslim etmiştir.
Bu durumun tek sorumlusu 23 yıldır ülkeyi yöneten tek adam rejimi ve onun emek düşmanı politikalarıdır. Bu rejimin bu ülkeye verebildiği, üretimden hazine varlıklarına kadar her alanda harabeye dönmüş bir ekonomi ve hukuktan bürokrasiye kadar her alanda çürümüşlükten başka bir şey değildir.
Geldiğimiz noktada, tek adam rejimi halkın desteğiyle değil, halka yönelik baskı, zorbalık ve cadı avlarıyla ayakta durmaktadır; sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri hedef alınmakta, sanatçılar, gazeteciler, akademisyenler ve öğrenciler tutuklama, soruşturma ve yasaklarla susturulmak istenmektedir. Seçilmiş belediye başkanları, siyasi parti yöneticileri ve bürokratlar keyfi biçimde tutuklanmakta, halkın iradesi sistematik olarak gasp edilmektedir. Anayasayı çiğneyerek, kanunları yok sayarak, parlamentoyu askıya alarak, yargı organlarını kendine bağlayarak, medyayı teslim alarak, gündelik yaşamı kriminalize ederek ve toplumu kutuplaştırarak, ülkenin tüm zenginliklerini kendi ihtiyaçları için seferber eden bu ortam, demokratik bir gelecek ihtimalimizi doğrudan tehdit etmektedir.
Çok açıktır ki, ülkemiz, bugün yalnızca ekonomik ya da yönetsel bir krizle değil; siyasal iktidarın toplumsal meşruluğunu yitirdiği derin bir rejim kriziyle karşı karşıyadır.
Ama bu karanlık tabloda, her şeye rağmen sokakları terk etmeyen halkın direnişi, işçilerin grevleri ve meslek odalarının bağımsız mücadelesi en güçlü yanıt olmuştur. Geçtiğimiz çalışma dönemimiz, tek adam rejimine karşı mücadeleyle ve yıkım politikalarına karşı ülkemizi, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmakla geçti. Yaşadığımız tüm baskılara rağmen demokrasiye, özgürlüklere, bağımsızlığa, laikliğe ve toplumculuğa olan bağlılığımızdan asla taviz vermedik. TMMOB, her türlü baskıya rağmen kamucu çizgisinden ve bağımsız duruşundan taviz vermeden meslektaşlarının ve toplumun çıkarını savunmaya devam etmektedir.
Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Arkadaşlar,
TMMOB olarak, birlikte karar alma, birlikte üretme, birlikte yönetme temel ilkesi ve demokratik merkeziyetçi çalışma anlayışıyla örgütlülüğümüzü sürdürmekteyiz.
Geride bıraktığımız çalışma döneminde TMMOB örgütlülüğü; tüm baskılara, engellemelere ve zor koşullara rağmen mesleğine, ülkesine ve halkına karşı sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmiştir. Üyelerimizin haklarını koruma ve teknik yönetmeliklerin mesleki ilkelere uygunluğu noktasında mücadele verilmiştir.
Odalarımız ve İl Koordinasyon Kurullarımız aracılığıyla yürütülen çalışmalarla; meslek alanlarımızdaki bilimsel birikim toplum yararına sunulmuş, kentlerimizin, doğal ve kültürel varlıklarımızın yağmalanmasına karşı açılan davalarla önemli kazanımlar elde edilmiştir. Sempozyumlar, kongreler, kurultaylar, çalıştaylar ve raporlar ile TMMOB’nin bilgi birikimi yaygınlaştırılmış, meslektaşlarımız arasındaki dayanışma güçlendirilmiştir.
Bu mücadele, yalnızca yönetim kurullarının değil; şubelerde, temsilciliklerde, işyerlerinde ve komisyonlarda görev alan binlerce TMMOB üyesinin ortak emeğiyle yürütülmüştür. Zamanından, emeğinden ve özel hayatından feragat ederek TMMOB örgütlülüğünü ayakta tutan tüm arkadaşlarıma, Birlik Yönetim Kurulumuz adına yürekten teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki genel kurullar süreci, TMMOB’nin eşitlikten, özgürlükten, laiklikten, demokrasi ve barıştan yana toplumcu mücadele çizgisini daha da güçlendirme sorumluluğunu taşımaktadır. Kişisel hesapları, dar grup çıkarlarını ve ayrıştırıcı yaklaşımları bir kenara bırakarak; TMMOB’nin birikimini ve geleceğini önceleyen ortak akla her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Bu inançla; ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zorlu dönemde, mesleğimize, örgütümüze ve toplumsal sorumluluklarımıza sahip çıkan tüm TMMOB örgütlülüğüne genel kurullar sürecinde başarılar diliyorum.
YAŞASIN TMMOB, YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!
Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı
