Havza'da Yaşanan Sel Felaketi Basın Açıklaması

İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi'nin Samsun'un Havza İlçesinde Yaşanan Sel Felaketi ile İlgili Basın Açıklaması

Eklenme Tarihi: 15/05/2026

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI SAMSUN ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI

12 Mayıs 2026 tarihinde Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen şiddetli sağanak yağış sonrası yaşanan taşkın afeti, yalnızca meteorolojik koşullarla açıklanamayacak; uzun yıllardır bilinen yapısal ve planlama kaynaklı mühendislik eksikliklerinin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.

Yapılan ilk teknik değerlendirmelere göre, Meteoroloji'nin bölge için yaptığı kuvvetli yağış uyarısının ardından, özellikle komşu ilçe Vezirköprü'nün yüksek kesimlerinde etkili olan sağanak,Havza ilçe merkezini boydan boya kat eden Hacı Osman Deresi’nin memba kesiminde, özellikle sanayi sitesi bölgesinde dere yatağı temizliği gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, bu bölgede yeterli taşkın kontrol tesislerinin bulunmaması önemli bir eksikliktir. Ancak asıl kritik sorun, şehir merkezi içerisindeki mevcut taşkın tesisinin önemli bir bölümünün üzerinin kapatılarak yapılaşmaya açılmış olmasıdır.

Dere yatağı ve taşkın koruma kesitleri, doğal akış rejimini güvenli şekilde iletmek üzere belirli hidrolik kapasite hesaplarına göre projelendirilir. Bu kesitlerin üzerinin kapatılması, daraltılması veya farklı kullanım amaçlarıyla işgal edilmesi; taşkın debisinin serbest akışını engelleyerek geri su etkisi, tıkanma ve ani taşkın riskini katlanarak artırır.

Havza şehir merkezinde yaklaşık 900 metre uzunluğundaki taşkın kesitinin üzerinin kapatılarak konut ve ticari yapılarla işgal edilmesi, bugün yaşanan felaketin temel teknik nedenlerinden biridir.

12 Mayıs günü saat 16.30 sularında başlayan kısa süreli ancak yüksek şiddetli yağış neticesinde, dere yatağının memba kısmından sürüklenen rüsubat, dal, çöp ve çeşitli malzemeler; üzeri kapatılmış kesitin başlangıç noktasında birikerek akışı engellemiş, bunun sonucunda dere taşkın debisini mevcut güzergâhında iletemeyerek şehir merkezine yönelmiştir.

Bu hidrolik tıkanma sonucunda:

İlçe merkezindeki düşük kotlu meydanlar, cadde ve sokaklar su altında kalmış,

Çok sayıda araç sürüklenmiş,

İşyerleri ve zemin kat konutları su basmış,

Taşkınla taşınan yoğun rüsubat ilçe merkezini çamur tabakasıyla kaplamış,

Ciddi ekonomik zarar meydana gelmiştir.

Taşkın sularının ilçe merkezinden geçerek Samsun-Ankara Karayolu Havza Dört Yol mevkiine kadar ulaşması ve üstgeçit altından akarak Tersakan Deresi havzasına yönelmesi, olayın ulaştığı hidrolik büyüklüğü açıkça göstermektedir.

Sevindirici olan, olayda can kaybı yaşanmamış olmasıdır. Ancak mevcut koşullar devam ettiği sürece benzer hatta daha ağır sonuçlar doğurabilecek taşkınların tekrar yaşanması kuvvetle muhtemeldir.

Teknik açıdan özellikle vurgulanması gereken husus; bu riskin uzun süredir biliniyor olmasıdır.

Devlet Su İşleri tarafından geçmiş yıllarda yapılan çok sayıda teknik uyarı, raporlama ve resmi bildirimlerde; üzeri kapatılan bu kesitin açılmadan yeni taşkın tesisi yapılmasının mühendislik açısından uygun olmadığı açık şekilde ifade edilmiştir.

DSİ Genel Müdürlüğü’nün bu kesit açılmadan yeni tesis yapılmaması yönündeki yaklaşımı teknik olarak doğrudur. Çünkü membadaki akışı taşıyacak güvenli bir hidrolik koridor oluşturulmadan yapılacak ilave kesit düzenlemeleri, sorunu çözmek yerine yalnızca taşkının yer değiştirmesine neden olacaktır.

Kamulaştırma maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle bugüne kadar gerekli müdahalenin yapılamadığı anlaşılmaktadır. Ancak bugün oluşan ekonomik zarar, altyapı hasarı, ticari kayıplar ve sosyal etkiler dikkate alındığında, gecikmenin toplam maliyetinin çok daha yüksek olduğu görülmektedir.

Bu durum yalnızca Havza’ya özgü değildir. Türkiye genelinde şehir içi dere yatakları ve taşkın koruma tesislerinin üzerinin kapatılması, daraltılması veya farklı kullanım amaçlarıyla işgal edilmesi birçok kentte benzer riskler doğurmaktadır. Oysa şehir içi taşkın tesislerinin korunması ve projelerine uygun işletilmesi, ilgili yerel yönetimlerin temel sorumlulukları arasındadır.

Soruyoruz:

Bu uyarılara rağmen neden gereği yapılmamıştır?

Kamusal güvenlik yerine hangi gerekçeler öncelikli görülmüştür?

Kamulaştırma maliyetinden kaçınmanın bedelini bugün neden Havzalı yurttaşlar ödemektedir?

Mühendislik bilimi nettir:

Dere yatakları yapılaşmaya açılamaz.

Taşkın koridorları daraltılamaz.

Doğal su yolları rant ve günübirlik kararlarla değiştirilemez.

Doğa, kendisine ait olan alanı er ya da geç geri alır.

Havza’da olan tam olarak budur.

Bugün ortaya çıkan tablo; plansızlığın, denetimsizliğin ve bilim dışı kentleşme anlayışının sonucudur.

ÇÖZÜM İÇİN TEKNİK ÖNERİLER

1. Kapatılan yaklaşık 900 metrelik kesit ivedilikle açılmalıdır.

Bu, tartışmasız şekilde birinci önceliktir. Bu kesit açılmadan yapılacak hiçbir müdahale kalıcı çözüm üretmeyecektir.

2. Hacı Osman Deresi için bütüncül hidrolik modelleme yapılmalıdır.

Havzanın yağış-akış ilişkisi güncel verilerle yeniden değerlendirilmeli, taşkın tekerrür debileri hesaplanmalı ve yeni projelendirme buna göre yapılmalıdır.

3. Üst havza taşkın kontrol yapıları planlanmalıdır.

Yerleşim alanına gelmeden önce akışı kontrol edecek:

Sel kapanları

Tersip bentleri

Islah sekileri

Taban kuşakları

Küçük depolama/baraj yapıları

Rüsubat tutucu tesisler

inşa edilmelidir.

Bu yaklaşım, taşkını şehir merkezinde karşılamaya çalışmaktan çok daha etkilidir.

4. Şehir içi taşkın koruma kesitleri açık sistem olarak düzenlenmelidir.

Bakım, temizlik ve kontrol kolaylığı açısından açık kesit mühendislik açısından daha güvenlidir.

5. Dere koruma bandı kesin olarak yapılaşmaya kapatılmalıdır.

6. Periyodik rüsubat kontrol ve temizlik programı oluşturulmalıdır.

SONUÇ OLARAK;

Havza’da yaşanan bu afet, “aşırı yağış” bahanesiyle geçiştirilebilecek sıradan bir doğa olayı değildir.

Bu olay; mühendislik ilkelerine aykırı müdahalelerin, taşkın koruma yapılarının işlevsiz hale getirilmesinin ve yıllardır yapılan teknik uyarıların dikkate alınmamasının doğal sonucudur.

Bilimsel gerçek nettir:

Dere yatağına müdahale edildiğinde su mutlaka kendi yolunu yeniden açar.

Bugün yaşananlar, doğanın mühendislik kurallarına aykırı uygulamalara verdiği kaçınılmaz cevaptır.

Havza için artık günü kurtaran geçici çözümler değil; bilimsel, kalıcı ve bütüncül taşkın yönetimi yaklaşımı zorunludur.

İnşaat Mühendisleri Odası  Samsun Şube

Yönetim Kurulu


  • HAVZA SEL 2.jpeg
  • HAVZA SEL 3.jpeg
  • HAVZA SEL 4.jpeg






TMMOB
İnşaat Mühendisleri Odası