Popülist Söylemler Değil, Bilimsel Gerçekler: ODTÜ Yolu Projesinin Gerekçesizliği ve Kentsel Ulaşım Krizine Teknik Yanıtımız
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu kamuoyunda “ODTÜ Yolu” olarak bilinen projenin bilimsel ve teknik gerekçelerinin ortaya konulmadığını belirterek, projenin ulaşım sorununu çözmek yerine yeni trafik talebi ve yapılaşma baskısı yaratabileceği uyarısında bulundu. Şube, doğal alanların tahrip edilmesine ve imar rantını büyütecek ulaşım yatırımlarına karşı bütüncül ulaşım politikalarının hayata geçirilmesi çağrısı yaptı

Bir kentsel ulaşım projesinin teknik olarak tartışılabilmesi ve meşruiyet kazanabilmesi için; öncelikle projenin gerekçelendirilmesine ilişkin bilimsel bir problem tanımının yapılması, çözüm alternatiflerinin sunulması ve mevcut durum karşısında önerilen projenin en etkin seçenek olduğunu gösteren somut teknik ve ekonomik analizlerin paylaşılması gerekir.
Ancak ne yazık ki kamuoyunda "ODTÜ Yolu" olarak bilinen projede idarelerin sergilediği yaklaşım bilimden, mühendislikten ve teknik rasyonaliteden bütünüyle uzaktır. "Trafiği rahatlatacak", "Ankara trafiğine nefes aldıracak" gibi içi boş popülist sloganlar sığ bir söylemden ibarettir ve mühendislik biliminde hiçbir karşılığı yoktur. Teknik bir gerekçelendirme sunamayan idarelerin bu popülist girişimlerine karşı bilimi ve tekniği halkın yararına kullanmayı esas alan meslek odamız, kentsel ulaşım krizini, siyasi söylem savaşlarının arkasındaki bilimsel gerçekleri ve projenin altındaki hukuksuz rant zincirini tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmaktadır.
1. Söylem Savaşları ve "Yol Yapınca..."
21 Ağustos 2026 tarihinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından açılışı yapılan Abdulhamit Han Köprülü Kavşağı’na ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in sosyal medya paylaşımında yer alan “Yol yapınca daha çok trafik oluyor diyenler...” ifadesi, yol ve kavşak yatırımlarının trafik sorununu artırabileceğini savunanlara yönelik alaycı bir üslupla kullanılmıştır. Söz konusu ifade bir yandan bilimsel ulaşım ilkelerini ve bu alandaki bilimsel gerçekleri küçümsemekte, diğer yandan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın daha önce yaptığı açıklamalara gönderme yapmaktadır. Ulaşım politikalarının bilimsel veriler üzerinden tartışılması gerekirken bu tartışmanın siyasi bir alay malzemesine dönüştürülmesi, içinde bulunduğumuz garabet durumun somut bir göstergesidir.
Oysa "Yol yapınca daha çok trafik olur" tespiti ulaştırma mühendisliğinde doğruluğu onlarca yıl önce kanıtlanmış, bizzat ODTÜ'de ders olarak okutulan Braess Paradoksu gibi son derece bilimsel temellere dayanmaktadır. Bütüncül yaklaşımla ulaşım sisteminin bir parçası olarak tasarlanmaksızın açılan yeni yollar trafiği çözmek bir yana insanları kendi araçlarını kullanmaya teşvik ederek (türetilmiş talep) kentin merkez noktalarındaki tıkanıklıkları daha da içinden çıkılmaz hale getirir.
İşin acı ve çelişkili tarafı ise şudur: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş bu bilimsel gerçeği bizzat belediye kürsüsünden savunup, "Ben bunu kendiliğimden uydurmuyorum, bunlar bilimsel çalışma" derken uygulamada Melih Gökçek döneminin rant odaklı mirası olan ODTÜ Yolu projesini 2021 ve 2025 yıllarında yeniden ihaleye çıkararak sürdürmektedir. Bir yanda ulaştırma bilimini tamamen reddederek şov yapan popülist bir yaklaşım dururken diğer yanda bilimsel gerçeği sözde savunup pratikte ise doğa katliamı yapan rant projesine bütçe ayıran bir yönetim anlayışı mevcuttur. Her iki anlayış da günün sonunda kenti ve doğayı sermaye birikimine kurban etmektedir.
2. 1991’den Bugüne Yolun Tarihsel Dönüşümü ve "Protokol" Maskeli Talan
Bu yol projesi, kentsel planlama ilkelerinin imar rantı uğruna nasıl adım adım yok edildiğinin tarihsel kanıtıdır:
- Yol ilk olarak 1991 yılında onaylanan imar planında basit bir "iki mahalle arası bağlantı yolu" olarak tanımlanmıştır.
- 1993 yılında "trafik yolu" haline getirilmiş, 1994 yılında ise 4 şeritli bir yola dönüştürülmüştür.
- 2007 yılına gelindiğinde ise iki mahalle arası bağlantı yolu olmaktan tamamen çıkarılarak Eskişehir ve Konya yollarını bağlayan tabiri caiz ise bir otoyola dönüştürülmüştür. (Alt2: … bağlayan bir ekspres yola dönüştürülmüştür.)
- 9 Eylül 2017 gecesi yüzlerce polis, TOMA'lar ve onlarca iş makinesi eşliğinde ODTÜ Kampüsü’ne girilmiştir.
- Protokol vs. Gerçek Talan: İdareler arasında 8 Eylül 2017'de imzalanan protokolde yol genişliğinin 38 metre (el yazısıyla yapılan çelişkili değişiklikle 40 metre) olacağı taahhüt edilmiştir. Oysa teknik tespitlerimize göre 4.8 Km boyunca ortalama 75 m’lik genişlikte, devasa bir doğal sit alanı tahrip edilmiştir.
3. Hukuki Usulsüzlükler, Mevzuat İhlalleri ve Sorumlular Hakkındaki Suç Duyurularımız
İMO Ankara Şubesi olarak bu talana karşı hukuki mevziyi hiçbir zaman terk etmedik:
- Yolun ihale ediliş biçimindeki ağır hukuksuzluklar nedeniyle 18 Eylül 2013 tarihinde İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma ve iptal davamızı açtık. Proje; bütçede ödeneği olmadan ihaleye çıkılması yönüyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na; katılımcı bir stratejik plan barındırmadığı için 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na; çevreye olan etkilerini analiz eden bir ÇED raporu bulunmadığı için de Çevre Kanunu’na tamamen aykırıdır.
- Suç Duyurumuz: Eylül 2017'deki gece yarısı baskınının ve protokol sınırlarını katbekat aşan doğa katliamının ardından; Şubemiz (İMO Ankara Şubesi), Şehir Plancıları Odası, Peyzaj Mimarları Odası ve Çevre Mühendisleri Odası ile birlikte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştur. Başta dönemin belediye başkanı ve bürokratları olmak üzere, korumakla yükümlü olduğu sit alanını denetlemeyen çevre müdürlüğü yetkilileri, tescilli orman üzerinde görevini yapmayan orman genel müdürlüğü ve kendi kampüsünde kamu malının zarar görmesine göz yuman ODTÜ Rektörlüğü hakkında "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan kamu davası açılması talep edilmiştir.
4. Teknik Gerçek: Ankara’nın "Yeşil Kuşak" Hafızası ve İmar Rantı Koridoru
Kentsel ulaşımda tekil ve parçacıl çözümlerin trafiği kurtaramayacağı bilimsel bir gerçektir. Geçmişte ODTÜ arazisinin bölünmesiyle açılan 1071 Malazgirt Bulvarı, bölgedeki trafiği çözmemiş; aksine Çukurambar’ın kontrolsüz yoğun yapılaşmasını, nüfus artışını tetikleyerek bölgeyi daha büyük bir altyapı krizine sürüklemiştir.
- Yeşil Kuşak Tehlikede: ODTÜ Ormanı, sıradan bir ağaçlık alan değildir. 1957 ve 1961 yıllarında Ankara'da yüzlerce kişinin hayatına mal olan büyük sel felaketlerinin ardından, bilimsel çalışmalar ışığında Ankara'yı korumak üzere oluşturulmuş "Yeşil Kuşak" projesinin en hayati parçasıdır. Bu ekosistemi parçalamak, kenti sel felaketlerine ve ekolojik çöküşe açık hale getirmektir.
- İmar Rantı Koridoru: Bugün ODTÜ ormanından geçirilmek istenen yol teknik bir ulaşım ihtiyacından doğmamıştır. Bu yol; İncek ve çevresindeki lüks konut alanları, yeni Yargıtay binası, Bilkent Şehir Hastanesi ve Niğde Otoyolu arasında kurulmak istenen yeni bir gayrimenkul ve imar rantı koridorudur. Kamu kaynakları, imar rantını büyütecek otoyollara değil; Ankara halkının gerçek ihtiyacı olan bütüncül toplu taşıma, metro ve raylı sistem yatırımlarına harcanmalıdır.
Sonuç Olarak;
Ankara'nın en önemli oksijen deposu olan, üstelik ODTÜ Kampüsü’nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kabul edildiği bir dönemde, bu değerli ekosistemin yol ve yapılaşma baskısıyla yok edilmesi kabul edilemez.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak; halkı yok sayan, doğayı katleden, hiçbir teknik gerekçesi bulunmayan ve siyasi popülizm ile iki yüzlülüğün eseri olan bu hukuksuz projeye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bildiriyor; idareleri popülist yaklaşımlardan vazgeçerek bilimi referans alan, halktan ve doğadan yana bütüncül ulaşım politikaları üretmeye davet ediyoruz.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi