11. Ulusal Kıyı ve Deniz Mühendisliği Sempozyumu Tamamlandı


TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası adına Aydın, İzmir ve Muğla Şubeleri tarafından “Kıyılardan Geleceğe Strateji ve Sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen 11. Ulusal Kıyı ve Deniz Mühendisliği Sempozyumu 8- 9- 10 Ekim 2026 tarihinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılışında;  İMO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Uluata, İMO Muğla Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Levent Çimen, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Ergin, Sempozyum Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Esin Çevik, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Saleh Abdalla, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Deniz Ülgen, KTMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Nüshet İlktuğ ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz konuşma yaptı.

Prof. Dr. Yalçın Yüksel, Prof. Dr. Mutlu Sümer, Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner'in çağrılı konuşmacı olarak katıldığı sempozyumda 15 oturumda sunumlar yapıldı. 2. Günün sonunda “Kentlerimiz, Kıyılarımız, Denizlerimiz” Sorunlar ve Çözüm Önerileri" paneli düzenlenen sempozyum "Göcek Dalaman Koyları Mapa Şamandıra Uygulaması Üzerine Gözlemler, Değerlendirmeler ve Öneriler" forumuyla tamamlandı.

Sempozyuma; İMO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Uluata, 2. Başkanı Hatice Ülkü Özer, Sekreter Üyesi Eylem Ulutaş Ayatar, Sayman Üyesi İhsan Kaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Tansel Önal, Burkay Güçy etmez, Hüseyin Orkun Kılıç, Engin Fırat Ata, Elif Ersoy, Murat Yılmaz, Cafer Çetin, Ufuk Akın, Temel Pirli, Onur Kurulu Başkanı Arif Emre Sağsöz, Denetleme Kurulu Başkanı Abdulkadir Orhan, TMMOB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Özgür Topçu, TMMOB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Abdullah Bakır, TMMOB Denetleme Kurulu Üyesi Evren Korkmazer, İMO Genel Sekreteri Bülent Tatlı, Genel Sekreter Yardımcıları Rezan Bulut ve Eylem Gümüş Yılmaz ile çok sayıda meslektaşımız ve inşaat mühendisliği öğrencisi katıldı. 

Sempozyumun programına ulaşmak için tıklayınız.

 

İMO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Uluata’nın açılışta yaptığı konuşma:

Saygıdeğer Konuklar, Değerli Deniz Dostları, Kıymetli Akademisyenler ve Değerli Meslektaşlarım…

Sizleri İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Bugün; doğanın, tarihin ve mavinin en cömert ama bir o kadar da kırılgan coğrafyasında, Muğla’dayız. 11. Ulusal Kıyı ve Deniz Mühendisliği Sempozyumu vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük onur duyuyorum.

Sözlerime, deniz edebiyatının o unutulmaz hikayelerinden biriyle başlamak istiyorum: Bell Rock — yani Çan Kayalığı ve Korsan Ralph’in hikayesi…

İskoçya’nın doğu kıyılarında, Kuzey Denizi’nin hırçın suları altında saklanan sinsi bir kayalık vardı: Bell Rock. Sular çekildiğinde aniden ortaya çıkan, sular yükseldiğinde ise tamamen kaybolan bu kayalık; sayısız geminin parçalanmasına, binlerce denizcinin can vermesine sebep olmuştu.

14. yüzyılda bir başrahip, bu felaketlerin önüne geçmek için zekice bir çözüm buldu: Kayalığın üzerine devasa bir şamandıra ve buna bağlı bronz bir çan yerleştirdi. Fırtına çıktığında yükselen dalgalar çanı sallıyor; sisin ve karanlığın içinde yolunu kaybeden denizciler, o çanın sesini duyarak tehlikeyi anlıyor ve rotasını değiştiriyordu.

O çan, denizciler için umudun ve merhametin sesiydi.

Ancak o bölgeden geçen Ralph adında bir korsan, denizcilerin başrahibe duyduğu minneti kıskandı ve o çanı yerinden söküp çaldı! Efsane bu ya… Çok geçmeden aynı korsan, zifiri karanlık bir fırtınada yolunu kaybetti. Ve uyarı sesini duyamadığı o kayalığa çarparak gemisiyle birlikte sulara gömüldü.

Yıllar sonra, 1807’de mühendis Robert Stevenson imkânsız denileni başardı. Anakaradan 18 km açığa, o hırçın suların ortasına, insan yaratıcılığı ve insan ruhunun azmi hakkında da çok şey ortaya koyan dünyanın en zorlu deniz mühendisliği eserlerinden biri olan Çan Kayalığı Deniz Feneri’ni inşa etti. Efsaneyi kalıcı bir bilime dönüştürdü.

Deniz suyu ve hırçın dalgalar altında geleneksel harçların kuruması imkânsızdı. Stevenson, volkanik kül içeren antik Roma çimentosu formülünü inceleyip fener projesine uyarladı. Bu özel harç su altında bile birkaç saat içinde donuyor ve suyla temas ettikçe daha da sertleşiyordu. Dünyanın en dikkat çekici 7 mühendislik harikasından   biri olarak kabul edilen Bell Rock Deniz Feneri, 200 yılı aşkın süredir Kuzey Denizi'nin en sert fırtınalarına tek bir taşı bile sarsılmadan direnmeye devam ediyor.

Değerli Konuklar; Bu hikâye bize iki temel gerçeği öğretir:

Birincisi: Kıyı ve deniz mühendisliği sadece teknik hesaplardan ibaret değildir. Bilimi ve kamu yararını merkeze alarak insan hayatını ve doğayı koruma sorumluluğudur.

Mühendislik; karanlığa çan olmak, fırtınaya karşı fener dikmektir!

İkincisi ise şudur: Bugün kıyılarımıza baktığımızda; bilimin o aydınlık fenerini söndürmek isteyen, uyarı çanlarını söküp atan bir rant hırsıyla karşı karşıyayız!

Antik Çağ’ın büyük coğrafyacısı Strabon, tam da bulunduğumuz bu Karia kıyıları için ne diyordu?

"İnsanoğlu burada doğayla savaşmaz; doğanın ritmine çıraklık eder."

Oysa bugün; "ben yaptım oldu" diyen anlayış, bilimin uyarı çanlarını yok sayarak kıyılarımızı felakete sürüklüyor. Rant uğruna bilimi sümen altı edenler, korsanın söktüğü o çan gibi doğanın uyarısını sessizleştirmeye çalışıyorlar.

Ama unutmayın: Denizin hakkını denize vermeyenlerden, doğa o hakkı günü geldiğinde çok ağır bedellerle geri alır!

Sadece rant hırsına karşı değil; Bodrum’u Bodrum yapan o özgün ruhu korumak için de bu bilinci taşımak zorundayız.

Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’i hatırlayın… Küçük bir ahşap tekneyle, minder yerine yatak çuvallarıyla, peynir ve ekmekle çıkılan o ilk Mavi Yolculuklar; doğaya tahakküm etmek için değil, doğayı ve antik mirası anlamak için yapılmıştı. Bugün o bakir koyları betonlaştıranlar, Halikarnas Balıkçısı’nın mirasına da halkın deniz hakkına da ihanet etmektedirler!

İşte bu yüzden buradan kararlılıkla vurguluyoruz:

Kıyı ve deniz mühendisliği; politik bir duruş, kamusal bir dalgakıran ve anayasal bir sorumluluktur!

Kıyılar; rantın, sermayenin ya da tekellerin değil; amasız, fakatsız tüm halkındır, kamunundur!

Mühendisin sesini kısmak, liyakatli kararları sermaye baskısıyla gölgelemek, felakete davetiye çıkarır!

Sermayenin hırsı da rantın saltanatı da çökmeye mahkûmdur; Halkın, doğanın ve bilimin yanında duran mesleki onur daima ayakta kalır!

Sevgili Dostlar,

Bu sempozyum; akademik bir kürsü olmanın ötesinde, kıyı ve denizlerimizin geleceğini savunan bilimsel bir duruştur.

Strabon’un bahsettiği o doğaya çıraklık etme erdemini modern mühendislik aklıyla birleştirecek; Çan Kayalığı feneri gibi geleceğe ışık tutacağız.

Denizlerimizi koruyan, kıyılarımıza ışık tutan tüm bilim insanlarına ve meslektaşlarıma teşekkür ediyor; Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen Düzenleme Kuruluna, Bilim ve Danışma Kuruluna, Aydın, İzmir ve Muğla Şubelerimizin değerli başkan ve yöneticilerine, çalışma arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Verimli bir sempozyum diliyorum.

Yolumuz bilim, pusulamız kamusal yarar, mücadelemiz adil bir gelecek olsun!

Saygılarımla,

 



  • Kapak.JPG
  • CZ2A7692.JPG
  • CZ2A7700.JPG
  • CZ2A7704.JPG
  • CZ2A7707.JPG
  • CZ2A7775.JPG
  • CZ2A7733.JPG
  • CZ2A7801.JPG
  • CZ2A7789.JPG
  • CZ2A7795.JPG
  • CZ2A7754.JPG
  • CZ2A7716.JPG
  • CZ2A7766.JPG
  • CZ2A7777.JPG
  • CZ2A7785.JPG
  • kıyı (1).jpeg
  • kıyı (2).JPG
  • kıyı (3).jpeg
  • kıyı (4).JPG
  • kıyı (5).jpeg
  • kıyı (6).JPG
  • kıyı (7).jpeg
  • kıyı (8).jpeg
  • CZ2A8305.JPG
  • kıyı.jpeg
  • Kıyı.jpeg
  • Kıyı 1.jpeg
  • kıyı4.jpg
  • kıyı2.jpg
  • kıyı3.jpg
  • kıyı1.jpg
  • 2.jpeg
  • 3.jpeg
  • 1.jpeg
  • 4.jpeg



Güncel Haberler Diğer Aylar

TMMOB
İnşaat Mühendisleri Odası