İMO İSTANBUL ŞUBESİ’NDEN MALTEPE’DE ÇÖKEN BİNAYA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI-19 EKİM 2026

Eklenme Tarihi: 20/10/2026


İMO İSTANBUL ŞUBESİ’NDEN MALTEPE’DE ÇÖKEN BİNAYA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI-19 EKİM 2026

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından, 8 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’un Maltepe ilçesinde çöken bodrum+7 katlı binaya ilişkin 19 Ekim 2026 tarihinde basın toplantısı düzenlendi. İMO İstanbul Şubesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, Şube Yönetim Kurulu Başkanımız Mustafa KELEŞ tarafından basın açıklaması okundu. Toplantıya Şube Sekreter Üyemiz Osman Ali KORKMAZ ve Şube Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Hüseyin YILDIRIM katıldı.
Basın açıklamasında; İstanbul’daki yapı stokunun mevcut durumu, kentsel dönüşümde uzlaşı ve yeni çözüm modelleri, mühendislik kontrolleri ve denetim süreçleri ile teknik ve hukuki sorumlulukların belirlenmesine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
İMO İstanbul Şubesi, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve özel sektör temsilcileriyle iş birliği içinde hayata geçirilmesini önerdiği öncelikli adımları üç başlık altında ele aldı: Bina tarama çalışmalarının yaygınlaştırılması, finansal ve sosyal teşviklerin güçlendirilmesi, mühendislik kontrolleri ve denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi.
Açıklamada, mevcut binaların taşıyıcı sistemlerine yönelik izinsiz müdahalelerin önüne geçilmesinin yapı güvenliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Ruhsatlandırma, tadilat ve denetim süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz biçimde yer almasının güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
Basın açıklamasında, hukuki süreçlerde teknik sorumluluk sınırlarının ve illiyet bağının titizlikle değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. İlk tasarım aşamasında görev alan teknik sorumluların sorumlulukları ile ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılaşmaya neden olanların ve bu tür yapılaşmalara zamanında müdahale etmeyen idari denetim mekanizmalarının sorumluluklarının birbirinden ayrıştırılması gerektiği ifade edildi.
Teknik kusurların ve sorumluluk paylarının ancak çok yönlü ve kapsamlı bilirkişi incelemeleri sonucunda belirlenebileceği karmaşık olaylarda, teknik personelin peşinen suçlu ilan edilmemesi gerektiği belirtildi. Gerekli teknik incelemeler tamamlanmadan meslektaşların doğrudan sorumlu kabul edilerek tutuklu yargılanmalarının itibar kaybına ve telafisi imkânsız mesleki ve insani mağduriyetlere yol açabileceğine dikkat çekildi.
İMO İstanbul Şubesi olarak, sahip olduğu teknik birikim ve akademik altyapıyla İstanbul’daki riskli yapı envanterinin bir an önce çıkarılması başta olmak üzere, yapı güvenliğine yönelik tüm teknik çalışmalara gerekli desteği vermeye hazır olunduğunu belirtti. Açıklama, Maltepe halkına ve tüm İstanbullulara geçmiş olsun dileklerinin iletilmesiyle sona erdi.
Açıklamanın tamamı aşağıdadır:
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI, KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM.
İstanbul’da bulunan Maltepe ilçemizde 08 Ekim 2026 tarihinde herhangi bir deprem olmaksızın meydana gelen 7 katlı binanın 3 katının çökmesi, şehir genelindeki yapı stokumuzun mevcut durumunu ve kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması gerekliliğini bir kez daha gündeme getirmiştir. Olayda maalesef 5 vatandaşımız vefat etmiş, yaklaşık olarak 10 kişi yaralı olarak enkazdan çıkarılmıştır. Vefat eden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yaralı ve olaydan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmekteyiz. Yaşanan bu hadise, yapı güvenliği konusundaki yapısal adımların ivedilikle atılması gerektiği yönündeki bu açıklamayı yapma zaruretini ortaya çıkarmıştır.
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak, teknik heyetimizin olay yerindeki ilk incelemesi, gözlemleri ve bilimsel veriler ışığında, tüm paydaşları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz.
1. Yapı Stokunun Mevcut Durumu ve Doğal Ömür
İstanbul’da geçmiş on yıllarda, dönemin malzeme ve yapım teknolojisi yetersizlikleriyle inşa edilmiş çok sayıda bina bulunmaktadır. Maltepe’de yaşanan bu üzücü olay binaların sadece deprem sırasında değil, zaman içerisinde maruz kaldığı çevresel faktörler ve korozyon başta olmak üzere yapısal yıpranmalar nedeniyle de riskli hale gelebileceğini göstermiştir. Milletimizin güvenliği için riskli yapı envanterinin netleştirilmesi hayati önem taşımaktadır.
2. Kentsel Dönüşümde Uzlaşı ve Yeni Çözüm Modelleri
Kentsel dönüşüm süreçlerinin sadece ekonomik bir dinamikle değil, yapı güvenliği odaklı ve insan merkezli bir anlayışla yürütülmesi gerekmektedir. Vatandaşlarımızın, yerel yönetimlerin ve finans sektörünün ortak bir paydada buluşması; dönüşümün önündeki tıkanıklıkları aşmanın tek yoludur. Teknik ve sosyal açıdan sürdürülebilir modeller geliştirilmelidir.
3. Geleceğe Yönelik Çözüm Önerilerimiz
İMO İstanbul Şubesi olarak, tüm kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve özel sektör temsilcileriyle iş birliği içerisinde hayata geçirilmesini önerdiğimiz öncelikli adımlara ilişkin ilk olarak Bina Tarama Çalışmalarının Yaygınlaştırılması, ikinci olarak Finansal ve Sosyal Teşviklerin Güçlendirilmesi ve son olarak da Mühendislik Kontrolleri ve Denetim hususlarının ele alınması gerekmektedir.
• Bina Tarama Çalışmalarının Yaygınlaştırılması bağlamında:
Şehir genelindeki mevcut tehlike arz eden eski yapı stokunun durumunu tespit etmek amacıyla yürütülen tarama çalışmalarına hız verilmeli, vatandaşların bu çalışmalara katılımı teşvik edilmelidir. Bu noktada İmo İstanbul Şubesi olarak elimizden gelen tüm gayreti sunacağımızı deklare ediyoruz.
• Finansal ve Sosyal Teşviklerin Güçlendirilmesi bağlamında:
Riskli yapılarda yaşayan dar gelirli vatandaşlarımızın binalarını yenileyebilmeleri için uygun maliyetli krediler, kira yardımları ve kamusal destek mekanizmaları devam ettirilmeli ve daha geniş kitlelere ulaştırılmalıdır. Bu bağlamda 2027 yılı sonuna kadar uzatılan “yarısı bizden kampanyası” vatandaşlarımız tarafından kentsel dönüşümü destekleyici bir olgu olarak değerlendirilmelidir ve riskli yapılarını hızlı bir şekilde dönüştürmelidir.
• Mühendislik Kontrolleri ve Denetim bağlamında:
Mevcut binaların taşıyıcı sistemlerine yönelik izinsiz müdahalelerin önüne geçilmeli; ruhsatlandırma, tadilat ve denetim süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz yer alması güvence altına alınmalıdır.
4. Hukuki ve Teknik Sorumluluk Sınırları ile İlliyet Bağı
İşbu açıklamaya vesile olan yapı ve benzer nitelikteki yapılarda meydana gelen çökme vakaları ve sonrasında başlatılan adli süreçler, mühendislik mesleğinin icrası, sorumluluğu ile ceza hukuku arasındaki sınırların doğru çizilmesi gerekliliğini bir kez daha gündeme getirmiştir. Kamuoyuna yansıyan iddialarda, söz konusu yapının orijinal projesinin ötesinde kaçak kat ilavelerine ve taşıyıcı sisteme yönelik izinsiz müdahalelere maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Bu vaka özelinden hareketle, ileride meydana gelebilecek benzer nitelikteki tüm olası hasar ve göçmelerde, adli süreçlerin maddi gerçeğe ve hukukun temel ilkelerine uygun yürütülmesi, ceza hukuku doktrininde yer alan "illiyet bağı" unsurlarının doğru tayin edilmesi ve teknik sorumluluk sınırlarının evrensel hukuk normlarına göre belirlenmesi, adaletin tecellisi açısından büyük önem arz etmektedir.
Mühendislik tasarımı ve statik hesapları dışında, yapılara sonradan eklenen kaçak katlar, kolon kaldırılması vb. taşıyıcı sisteme yönelik izinsiz müdahaleler ve konut olarak tasarlanan alanların ağır yüklere maruz kalan işyerlerine dönüştürülmesi, ilk tasarımın güvenlik sınırlarını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Ceza hukuku doktrini açısından, yapıya projesi dışındaki bu tip harici, kontrolsüz ve kusurlu müdahaleler, ilk tasarım ile meydana gelen sonuç arasındaki nedensellik bağını kesen temel unsurlardır. Yargılama süreçlerinde, teknik sorumluların ilk tasarım anındaki rollerini aşan bu tip ruhsatına aykırı ve ruhsatsız yapı yapanların ve bu ruhsatsız yapılaşmaya zamanında müdahale etmeyen idari denetim mekanizmalarının, sorumluluk sınırları teknik bir hassasiyetle ayrıştırılmalıdır. Aksi bir yaklaşım, sorumluluğun gerçek faillere yükletilmesini engelleyerek maddi gerçeğe ulaşılmasına engel olacaktır.
Ülkemiz tarihi boyunca yapı güvenliği ve deprem yönetmelikleri sürekli gelişmiş, her yeni yönetmelik ile dönemin imkan ve teknolojisine göre yapı güvenliği artırılmıştır. Hukukun evrensel ilkelerinden olan "kanunların ve mevzuatın zaman bakımından uygulanması" ilkesi gereği; meslektaşlarımızın faaliyetleri, yapının inşa edildiği tarihte yürürlükte olan mer’i kanun, yönetmelik, malzeme standartları ve denetim imkanlarına göre değerlendirilmelidir. Meslektaşlarımızın, geçmiş yılların mühendislik kabullerinin ve yapının inşa edildiği dönemde yürürlükte olan teknik mevzuata göre geçerli olan uygulamalarının, bugünün standartları ve bilimsel verileri esas alınarak yargılanması hukuk açısından kabul edilemez.
Teknik kusur durumunun ve sorumluluk paylarının ancak çok yönlü, zaman alan bilirkişi incelemeleriyle netleşebileceği bu tür karmaşık olaylarda, teknik personelin peşinen suçlu ilan edilmemesi esastır. Meslektaşlarımızın gerekli teknik inceleme yapılmaksızın doğrudan sorumlu kabul edilerek tutuklu yargılanmaları, itibar kaybı ile telafisi imkansız olan mesleki ve insani mağduriyetler yaratmaktadır. Bu doğrultuda, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı çerçevesinde, yargılamaların adli kontrol hükümleriyle tutuksuz olarak yürütülmesi, savunma hakkının adil bir şekilde tesis edilmesini sağlayacak ve adaletin doğru tecelli etmesine hizmet edecektir.
Şüphesiz ki adalet, suçlunun cezalandırılması kadar suçsuzun korunmasıyla da tecelli eder.
Son olarak Maltepe'de yaşanan bu üzücü olay, İstanbul’un yapısal geleceğini inşa ederken kaybedecek zamanımızın olmadığını bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. Güvenli yaşam alanları oluşturmak, hiçbir kurumun, kuruluşun, şirketin ya da kişinin tek başına altından kalkabileceği bir yük değildir; topyekûn bir uzlaşı ve kararlılık gerektirmektedir.
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İstanbul Şubesi olarak, sahip olduğumuz teknik birikim ve akademik altyapıyla İstanbul’daki riskli yapı envanterinin bir an önce çıkartılması da dahil olmak üzere tüm teknik çalışmalara gerekli desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtir; Maltepe halkına ve tüm İstanbullulara geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu 

  • BASIN 1.jpeg
  • BASIN 2.jpeg
  • BASIN 3.jpeg
  • BASIN 4.jpeg
  • BASIN 5.jpeg
  • BASIN 6.jpeg
  • BASIN 7.jpeg
  • BASIN 8.jpeg

TMMOB
İnşaat Mühendisleri Odası