Yükseköğretimde Nitelikli Eğitim ve Planlama Esas Alınmalıdır
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun, 6 Kasım YÖK’ün kuruluşu yıl dönümünde hazırlanan, “İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Vakıf Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” ve “İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Devlet Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” hakkında açıklaması.
Eklenme Tarihi: 06/11/2026
Bir ülkenin mühendislik birikimi ve geleceği, büyük ölçüde üniversitelerinde verilen eğitimin niteliğine bağlıdır. İnşaat mühendisliği gibi doğrudan kamu güvenliğini, yapı üretimini ve toplumsal yaşamı ilgilendiren bir meslek alanında eğitim standartlarının korunması ve geliştirilmesi ayrı bir önem taşımaktadır. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) kuruluş yıl dönümü olan 6 Kasım, inşaat mühendisliği eğitiminin mevcut durumunu, bu alandaki yapısal sorunları ve çözüm gereksinimlerini bir kez daha ortaya koymak açısından önemli bir gündem oluşturmaktadır.
Yükseköğretim, yalnızca üniversite ve bölüm sayılarının artırılmasından, öğrenci kontenjanlarının belirlenmesinden ibaret değildir. Üniversitelerin bilimsel özerkliği, eğitimde fırsat eşitliği, akademik kadroların yeterliliği, araştırma olanakları ve eğitim altyapısı, yükseköğretimin niteliğini belirleyen temel unsurlardır. Bu unsurların göz ardı edildiği bir yükseköğretim politikasıyla bilimsel ve toplumsal gelişmenin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi mümkün değildir.
İnşaat mühendisliği eğitimi, bu sorunların somut biçimde gözlemlenebildiği alanlardan biridir. İnşaat mühendisleri, insanların yaşam hakkıyla doğrudan ilişkili olan yapıların, altyapı sistemlerinin ve kentlerin tasarımından, yapımından ve denetiminden sorumludur. Özellikle deprem tehlikesi yüksek bir ülkede, inşaat mühendisliği eğitiminin niteliği yalnızca üniversiteleri ve meslek alanını ilgilendiren bir konu değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk ve toplumsal güvenlik meselesidir.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak, inşaat mühendisliği eğitiminin mevcut durumunu bütünlüklü biçimde değerlendirmek ve yükseköğretim politikalarının sonuçlarını veriler üzerinden ortaya koymak amacıyla iki kapsamlı rapor hazırladık: “İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Vakıf Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” ve “İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Devlet Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026”.
İki raporun birlikte ortaya koyduğu temel gerçek şudur: İnşaat mühendisliği eğitiminde sorun, yalnızca öğrenci kontenjanlarının artırılması ya da azaltılması üzerinden açıklanamaz. Üniversite sayısı, kontenjan, öğretim üyesi sayısı, laboratuvar olanakları, akademik gelişim ve mezunların istihdam koşulları bir bütün olarak ele alınmalıdır. Devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki farklılıklar da bu bütünlük içerisinde değerlendirilmelidir.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak, yükseköğretimin ve inşaat mühendisliği eğitiminin niteliğine ilişkin tartışmaların veriye dayalı, bilimsel ve kamusal yararı esas alan bir zeminde yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bu anlayışla hazırladığımız “İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Vakıf Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” ile “İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Devlet Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” başlıklı çalışmalarımızı; YÖK başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının, üniversitelerin, akademisyenlerin, meslek örgütlerinin ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Raporlarımızın, inşaat mühendisliği eğitiminin mevcut durumunun değerlendirilmesine, sorunların görünür kılınmasına ve nitelikli mühendislik eğitimi için gerekli politikaların geliştirilmesine katkı sağlamasını diliyoruz.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
“İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Vakıf Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” erişmek için tıklayınız.
“İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Devlet Üniversiteleri Değerlendirme Raporu 2026” erişmek için tıklayınız.
